Çocukluk çağının en sık karşılaşılan nörogelişimsel durumlarından biri olan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), hem çocuklar hem de ebeveynler için yaşamı zorlaştıran bir sürece dönüşebilir. “Çocuğum çok zeki ama derse odaklanamıyor”, “Sürekli hareket halinde, motor takılmış gibi” cümleleri size tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz. DEHB, doğru yönetildiğinde bir engel olmaktan çıkıp, çocuğun enerjisini doğru kanallara aktarabildiği bir özelliğe dönüşebilir.
Çocuğumda DEHB Olduğunu Nasıl Anlarım? Belirtiler Nelerdir?
Her hareketli çocuk hiperaktif değildir veya her dalgın çocukta dikkat eksikliği yoktur. DEHB tanısı için belirtilerin çocuğun gelişim düzeyine uygun olmaması ve en az iki farklı ortamda (ev ve okul gibi) sorun yaratması gerekir. Temel belirtiler üç ana başlıkta toplanır:
- Dikkat Eksikliği: Ödev yaparken sık sık basit hatalar yapma, eşyalarını kaybetme, konuşulurken dinlemiyormuş gibi görünme ve başladığı işi bitirememe.
- Hiperaktivite (Aşırı Hareketlilik): Oturması gereken durumlarda (sınıf, yemek masası) oturamama, el ve ayakların sürekli kıpır kıpır olması, çok konuşma.
- Dürtüsellik: Sırasını bekleyememe, sorulan soru bitmeden cevabı yapıştırma, başkalarının sözünü kesme ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme.
Okul Başarısı ve Dikkat Dağınıklığı Arasındaki İlişki
DEHB olan çocukların çoğu normal veya normalin üzerinde zekaya sahiptir. Ancak akademik başarı, sadece zeka ile değil, “yürütücü işlevler” dediğimiz organizasyon, planlama ve odaklanma becerileriyle de ilgilidir.
Dikkat dağınıklığı yaşayan bir çocuk, öğretmenin anlattıklarını kaçırabilir, bildiği soruları dikkatsizlik yüzünden yanlış yapabilir veya ödevin başına oturmakta büyük direnç gösterebilir. Bu durum zamanla çocukta “Ben başarısızım” inancının yerleşmesine ve okuldan soğumasına neden olabilir. Bu kısır döngüyü kırmak için erken müdahale kritik öneme sahiptir.
İlaçsız Tedavi ve Oyun Terapisinin Önemi
DEHB tedavisinde biyolojik yaklaşım (ilaç tedavisi) bazen gerekli olsa da, tek başına yeterli değildir. Çocuğun beceri kazanması ve davranışlarını kontrol etmeyi öğrenmesi için psikoterapi yöntemleri büyük önem taşır. Özellikle okul öncesi ve ilkokul dönemindeki çocuklar için oyun terapisi desteği en etkili yöntemlerden biridir.
İlaç semptomları baskılayabilir ancak çocuğa “nasıl duracağını” veya “öfkesini nasıl yöneteceğini” öğretmez. Terapi ise bu becerilerin kazanılmasını hedefler.
Oyun Terapisi Dikkat Becerilerini Nasıl Geliştirir?
Oyun odası, çocuğun iç dünyasının aynasıdır. Terapist, yapılandırılmış oyunlar aracılığıyla çocuğun dikkat süresini kademeli olarak artırır. Örneğin:
- Dürtü Kontrolü: “Dur-Başla” komutlu oyunlarla çocuğun ani tepkilerini frenlemesi sağlanır.
- Odaklanma: Bir oyunu başından sonuna kadar sürdürme disiplini, eğlenceli bir yolla kazandırılır.
- Özgüven: Oyun içinde yaşadığı başarı hissi, çocuğun gerçek hayattaki “yapabilirim” inancını güçlendirir.
Samsun’da Ebeveynlerin Başvurabileceği Uzman Desteği
Samsun’da yaşayan aileler için DEHB süreci, okul-aile-uzman üçgeninde yürütülmelidir. Çocuğunuzun davranışlarının yaramazlık mı yoksa nörolojik bir temeli mi olduğunu anlamak için bir Samsun çocuk psikoloğu ile görüşmek, sürecin en sağlıklı ilk adımıdır. Uzman desteği sadece çocuğa değil, “Bu çocukla nasıl baş edeceğim?” diyen ebeveynlere de rehberlik eder (Psikoeğitim).
Klinik Psikolog Değerlendirmesi Neden Şarttır?
DEHB, gözlem ve standart testler (Moxo, WISC-R vb.) gerektiren klinik bir tanıdır. Okul rehberlik servisinin veya öğretmenlerin gözlemleri çok değerlidir ancak tanı koymak için yeterli değildir. Bir klinik psikolog:
- Çocuğun dikkat profilini bilimsel testlerle ölçer.
- Başka bir psikolojik sorunun (anksiyete, öğrenme güçlüğü vb.) eşlik edip etmediğini belirler.
- Aileye evde uygulanabilecek davranışsal yöntemler sunar.
Çocuğunuzun potansiyelini açığa çıkarmak ve dikkat sorunlarını aşmak için web sitemiz üzerinden uzmanlarımızla iletişime geçebilirsiniz.
